Kalp damar hastalıklarına bağlı ölümü azaltmanın en etkili yolu; erkeklerin 40, kadınların 50 yaşından sonra düzenli olarak kalp damar tetkiklerini yaptırmalarıdır. Erkekler hastalığa daha sık yakalanmakla beraber, kadınların da stresli iş hayatına katılımları, sigara kullanmaları ve ileri yaşta menapozla beraber hastalığa yakalanma riski eşitlenmektedir.

Kalp damar hastalıklarının genetik geçişli olduğunu biliyoruz. Genetik hastalık yükü, bugünün teknolojisi ile değiştiremediğimiz bir risk faktörüdür.

Özellikle ailesinde 60 yaş öncesi yani erken yaşlarda kalp damar hastalığı olan kişiler daha erken yaşta kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Değiştirilebilen risk faktörü içinde en önemlisi sigaradır. Sigara kullanımı kalp ve vücudun tüm atardamarlarında ateroskleroz sonucu tıkanmaya yol açar.

 

Yüksek Tansiyon, kalp damar hastalığına yol açan diğer bir risk faktörüdür. Tansiyon hastaları hayat boyu tansiyon kontrolü ve gerekiyorsa tedavisi altında olmalılar. Kullanılması gereken ilaçları aksatmadan almaları gerekir. Tuzsuz diyet yapmalılar ve varsa fazla kilolarını mutlaka vermeliler.

 

Şeker Hastalığı, vücudun birçok organına geri dönüşümsüz hasar verir. Damarlarda ateroskleroz gelişimini hızlandırır. Şeker hastalığı hayat boyu doktor kontrolü ve tedavisi gerektirir. Hastalığa uygun diyet yapmalı ve varsa fazla kilo verilmelidir. Şeker hastaları sigara kullanırsa gizli kalp krizi ve ayakta kangren ihtimali yüksektir. Şeker hastaları alkol kullanırlarsa, kan şeker düzeyi yükselecek ve vücuda vereceği hasar artacaktır.

 

Kanda total kolesterol, LDL-kolesterol ve trigliserit düzeylerinin yüksek olması da kalp damar hastalığı için risk faktörüdür. Öncelikle diyet ve kilo vererek düşürülmelidir. Eğer bunlar yetersiz olursa ilaç başlanmalı ve takip edilmelidir. Şeker hastalarında, kalp damar hastalığı bulunanlarda, ameliyat veya stent işlemi olanlarda kolesterol düzeylerinin yakın takibi önemlidir. 

 

Kilo fazlalığı kalp damar hastalığı için risk faktörüdür. Kilo arttıkça kalbin iş yükü de artar. Kan şeker düzeyi ve kolesterol düzeyi yükselir, kan basıncı artar. Özellikle karın bölgesinde yağ kitlesinin artması durumu kalp damar hastalığı için yüksek risk faktörüdür.

Sağlıklı beslenme, kalp damar sağlığının korunması açısından çok önemlidir. Kalp damar sağlığı açısından; doymuş katı yağı az miktarda, doymamış sıvı yağı ağırlıklı, omega 3 içeren balık eti, sebze, işlenmemiş taze yemişler, liften zengin tahıllar ve baklagiller ağırlıklı tüketilmesi gereken gıdalardır. Şarküteri besinleri, sakatat, kabuklu deniz hayvanları, kızartma yiyecekler, içeriği bilinmeyen hazır gıdalar, alkol ve kolalı içeceklerden kaçınmak gerekir. 

Sedanter yaşam ve fiziksel aktivite azlığı risk oluşturmaktadır. Düzenli yapılan fiziksel aktivite ile fazla kilo azalır, LDL-kolesterol, trigliserit düzeyleri ve kan basıncı düşer. Tercih edilmesi gereken en ideal fiziksel aktivite günde 30-45 dk. hızlı tempoda yapılan yürüyüştür. Yürüyüş, aç karnına veya yemekten 2 saat sonra ve aşırı güneşli olmayan havada yapılmalıdır.

Günlük hayatta karşılaştığımız stres, depresyon, sosyal yalnızlık gibi psikososyal etkenler kalp sağlığını olumsuz etkilemektedir. Strese yol açan nedenler bulunmalı ve gerekirse uzman yardımı da alınmalıdır. Kalp krizi ve kalp ameliyatı sonrası stresle mücadele edilmelidir. Yapılan çalışmalar, kişinin özel hayatında mutlu süren evlilik ve aile yaşantısının, dini inancın sağladığı manevi desteğin, evcil hayvan sahiplenmek gibi sosyal yaşamın kalp ve damar sağlığını olumlu etkilediğini göstermektedir. 

 

 

 

   

Sigara kullanmayın

Yüksek Tansiyon tedavisi

Şeker ve sigara kangren yapar

Yüksek Kolesterol lipid birikimini arttırır

Karın bölgesindeki

yağlar risklidir

Hızlı tempolu yürüyüş

tercih edilmelidir

Sağlıklı beslenme piramidi

Mutlu aile yaşantısı

stresi azaltır

Kalp ve Atardamar Sağlığı İçin Önerilerim