Karaciğer, Safra Kesesi ve Pankreas

ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ

Karaciğer Anatomisi ve Fizyolojisi

Karaciğer, karnın sağ üst kadranında yerleşmiştir. Erişkinde yaklaşık 1500 gr ağırlığında olup, 4 lobdan oluşmaktadır ve vücudun en büyük bezidir. Yaşam için temel organlardan biridir.

Karaciğerin başlıca görevleri şunlardır ;

  • Yağların sindirimi için safra sentezler ve bu safra safra kesesinde birikir. Ekzokrin salgılamadır.

  • Glukojen, anjiotensinojen gibi hormonları sentezleyerek kana verir. Endokrin salgılamadır. 

  • Sindirim kanalından emilen besin maddelerini metabolize eder. 

  • İlaçları, zararlı ve kimyasal maddeleri detoksifiye ve inaktive eder. 

  • Bağırsak yoluyla alınan bakteri ve yabancı partikülleri fagosite eder.

  • Vücuttaki metabolik artıkları birleştirerek üreye dönüştürür ve böbreklerden atılımını sağlar.

  • Protein, yağ, karbonhidrat ve demir depolar.

  • Albumin, prothrombin, fibrinogen ve heparin gibi protein ve türevlerinin sentezler.

  • Vitamin A, D ve K'yı depolar.

  • Embryonal dönemde ve yetişkinlerin bazı hastalıklarında kan hücrelerini sentezler (hematopoez).

Karaciğerin kanlanması ;

Karaciğere iki ayrı damarla kan gelir. Bağırsakların, dalak ve pankreasın venöz sistemi birleşerek vena porta'yı oluşturur. Karaciğere gelen toplam kanın %70-80'i vena portadan sağlanır. Vena porta, bağırsaklardan emilen besin maddelerince zengin, oksijence fakirdir. Arteria hepatika, aorttan ayrılan oksijen zengini kan taşıyan damardır. Karaciğere gelen toplan kan miktarının %20-30'unu taşır. 

Safra Kesesi Anatomisi ve Fizyolojisi 

Karaciğerin alt yüzünde yerleşmiştir. Anatomik olarak fundus, korpus ve boyun olmak üzere üç bölümden oluşur. Karaciğer tarafından günde 1 lt salgılanan safranın suyunu ve inorganik kısımlarını absorbe ederek yoğunlaştırır. Yoğunlaşmış safrayı sahip olduğu 20-50 ml hacminde depolar. Bağırsaktaki besinlerin yağları ile uyarılarak depoladığı safrayı bağırsağa boşaltır.  

Pankreas Anatomisi ve Fizyolojisi

Pankreas da karaciğer gibi hem endokrin hem de ekzokrin salgı yapar. Ekzokrin bölümü sindirim enzimleri salgılar ve duodenuma boşaltır. Başlıcaları ekzokrin salgılar, lipaz (yağların sindirimi), amilaz (nişasta sindirimi) ve tripsinojendir (proteinlerin sindirimi). Endokrin bölümünde de kan şekerine etki eden glukagon ve insülin, büyüme üzerinde etkili somatostatin hormonları salgılanır. 

HASTALIKLARI, TEDAVİ VE BAKIMI

Karaciğer Hastalıkları, Tedavi ve Bakımı

Karaciğer Travmaları

Künt, penetran, yüksekten düşme sonrası gelişir. İç kanamaya bağlı hipovolemik şok tablusu görülür. Hastanın vital bulguları yakından takip edilmelidir. Masif kanamalar acil cerrahi müdahale gerektirir. Peritonit ve enfeksiyon gelişimi açısından yakın izlenmelidir. 

Karaciğer Kist Hidatiği

Etkeni Echinococcus granulosus (teania echinococcus) adı verilen ve kedi, köpek, kurt bağırsağında yaşayan bir parazittir. Enfekte hayvanların dışkıları ile kirlenen meyve ve sebzelerden insana geçer. Sıklıkla karaciğer, bazen de akciğer veya her ikisinde de olabilir. Belirtileri, hepatomegali, sarılık, karın ağrısı, anemi bazen de ateştir. Tedavisi medikal veya cerrahi eksizyondur. 

Karaciğer Apsesi

Karaciğerin piyojenik ve amipli olmak üzere 2 çeşit apsesi vardır. 

Piyojenik apse daha sık görülür. Genellikle apandisit, safra kesesi ve safra yolları hastalıkları, pankreas kanseri gibi hastalıkların sonucu olarak gelişir. Etken sıklıkla Echericha coli, Klebsiella, Enterokok, anaerob Streptokok'tur. Apse tek (soliter) veya çok (multiple) olabilir. Belirti ve bulguları, ateş, karın ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma ve kilo kaybıdır. Tedavisi uygun antibiyotik ve cerrahi drenajdır. 

Amipli apsenin etkeni Entamoeba histolitica'dır. Amipli dizanteri adı verilen tabloyu yapar. Tedavisi medikaldir. 

Karaciğer Tümörleri

Benign tümörler iyi huyludur. Hemanjiom, damar dokusundan kaynaklanır ve karaciğerin en sık görülen benign tümörüdür. Adenom, oral kontraseptif kullanan kadınlarda biraz daha sık görülen başka bir cins benign tümördür. 

Malign tümörleri primer veya metastatik olabilirler. Primer olanlar hepatosellüer (karaciğer hücresi), anjiosarkom (kan damarlarından), kolanjiokarsinom (safra kanalından) kaynağını alır. Hepatit, siroz, hemokromatozis (demir depolama hastalığı) karaciğer kanseri oluşumunda predispozan faktörlerdir. 

Metastatik karaciğer tümörleri, primer olanlara göre daha sık görülür. Kanlanması fazla olduğu için karaciğer dokusu, kan yoluyla yayılan diğer organlardan kaynaklanan metastatik kanser gelişimine açıktır. 

Belirti ve bulgu olarak, hepatomegali, iştahsızlık, künt ağrı, bitkinlik, kilo kaybı, ileri evrede mekanik ikter ve ateştir. 

Cerrahi tedavi küratif veya aemptompları azaltmak için palyatif olarak yapılır. Kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. 

Safra Kesesi Hastalıkları, Tedavi ve Bakımı

Kolesistit

Safra kesesinin akut enflamasyonudur. Hastaların %95'inde taşlı kese vardır. Safra kesesinde bakteri yoktur, fakat kontaminasyonla bakteriyal enfeksiyon oluşabilir. Akut ve kronik olarak 2 farklı klinik tabloda gelişir. Akut kolesistitte belirti ve bulgular ani başlar. Karın sağ üst kadranda başlayan ağrı sırt ve sağ omuza yayılır. Bulantı ve kusma görülür. Medikal tedavi olarak oral beslenme kesilerek parenteral sıvı desteği yapılır. Sekonder enfeksiyona karşı antibiyotik verilir. Akut atak sırasında cerrahi müdahale yapılmamaya çalışılır. Ancak klinik bulgular 72 saat içinde düzelmezse cerrahi olarak kolesistektomi uygulanır. Akut atak medikal tedavi ile düzelen hastalarda tekrarlayan ataklar olursa kronik kolesistit olarak değerlendirilir. Tedavisi cerrahidir. 

Kolelithiasis

Safra kesesinde taş olmasıdır. Bu taşlar, kolesterol ve pigment taşları olmak üzere 2 tiptedir. Kolesterolün sertleşip çökmesiyle oluşan kolesterol taşları, beslenme tarzı nedeniyle ülkemizde daha sık görülür. Sarı-yeşil renktedir. Pigment taşları bilirubin ve kalsiyum tuzlarından oluşur. Safra yolunun bakteriyel enfeksiyonları ve bazı kan hastalıkları pigment taşı oluşumu için risk faktörüdür. 

Belirtisi, yağlı yemek sonrası kolik tarzında ağrıdır. Ani başlayan, şiddetli ve bıçak saplanır tarzda ağrıdır. Rahatlatıcı olmayan kusma görülür. Tedavi edilmediğinde kolesistit ve mekanik ikter gibi komplikasyonlar gelişebilir.  Tedavide laparoskopik (kapalı) veya cerrahi (açık) yöntemle kolesistektomi yapılarak taşlı safra kesesi çıkarılır.   

Pankreas Hastalıkları, Tedavi ve Bakımı

Pankreatit

Pankreas iltihabıdır. Akut ve kronik olarak 2 farklı tipte olur. Etyolojisinde, safra yolu hastalıkları, pankreas kanalı tıkanması, enfeksiyonlar, travma ve alkol kullanımı vardır. Genellikle visseral ağrı görülür. Ağrı karından başlar ve kuşak tarzında sırta vurur. Bazen bıçak saplanır gibi kolik tarzında ağrı da görülebilir. Bulantı ve kusma olur. Hastalık ağır tabloda sıvı kaybına bağlı şok, metabolik dengesizlik, sepsis ve ölüme yol açabilir. Hastalığın tedavisinde öncelikle medikal yöntemler tercih edilir. Ağızdan beslenme kesilir. Total parenteral beslenmeye geçilir. Sentetik pankreas enzimleri verilir. Şiddetli ağrı, ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınır. Medikal tedaviye cevap vermeyen hastalarda cerrahi tedavi gerekebilir. 

 

 

Pankreas Kanseri

Genellikle pankreas başında görülen adenokarsinomlardır. Tanı konulduğunda hastalık ilerlemiştir. Karında ağrı, mekanik ikter, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, bulantı ve kusma görülebilir. Cerrahi tedavi mümkünse Whipple ameliyatı ile pankreas, doudenum, safra kesesi ve safra yollar, midenin bir kısmı çıkarılır. Cerrahi sonrası radyoterapi ve kemoterapi de uygulanabilir.  

 

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Google+ Icon